STANDARDIN BATSIN
Standart.. Standart ve standart..
Karında kışında,
yazında bazında, otobüsünde arabasında, yolunda donunda, bankasında kankasında, standart.. standart
ve standart..
Hastanesinde pastanesinde, fındığında
kestanesinde, gürültüsünde patırtısında, yönetiminde yasasında standart ve standart..
Evet artı o kadar çok standart duyuyoruz
ki bu aralar hep Avrupa Standartları diye başlıyoruz cümlelerimize. Peki hangi Avrupa’nın hangi
standardı.
Öyle standartları var ki ya bize
uymuyor. Öyle standartları da var ki aslında çok güzel ama işimize
gelmediği için biz uymuyoruz.
Evet Türk halkını dönen bir
çarktaki dişlilere benzetirsek, o çarkın dönmesi için önce halkımızın standardının yükseltilmesi
lazım. Yani özetle Türk halkı Avrupa’daki gibi ev sahibi olabilmek için ya da hayatını geçindirebilmek
ve katil olmamak için önce adam gibi bir asgari ücretle çalışmalı. Öyle ya o standartlarda dişliler çok
önemli. Yoksa AB standartlarında yol yapmışsın, baraj açmışsın, yanmışsın
ağlamışsın neye yarar. Bence durum bu. Önce halkın standardı. Bizde halkın standardını
bir türlü sağlayamadığımız için maalesef ne işler yolunda gidiyor ne de kuralları kimse
takıyor.
Peki Avrupa’nın her standardı
uyuyor mu bize. Mesela insanlık standardı. Daha 18’ine adım atar atmaz sen yoluna ben yoluma diyen Avrupalı,
İsrail Lübnan’ı vururken ses çıkarmayan Avrupalı.. Yoksa Avrupalı insanlığı
da bizden öğrenip yüzyıllar sonra Avrupa standardı diye bize tekrar geri mi satacak. Olur ya AB yolunda belki
onlara yeni şeyler de öğretiriz.
Dolayısı ile Avrupa’nın
alınması gereken standartları bir yana alınmaması gereken standartları kendinin olsun diyor
hepinize saygı ve sevgilerimi iletiyorum.